
Bu yılın enflasyon hikâyesi Washington'da değil, Basra Körfezi'nde yazıldı. Yıla 60 dolar civarında başlayan Brent, şubat sonunda İsrail-İran hattında tırmanan savaşla mayıs başında 120 dolara çıktı. Yaz aylarında 90 dolara gevşedi. Eylülde Irak'tan kalkan dronlar Suudi Arabistan'ın Hürmüz'e alternatif ana boru hattını vurunca ikinci dalga başladı. Ekranda görünen fiyat sıkışıklığın tamamını da anlatmıyor. Vadeli kontrat 110 dolar civarında işlem görürken fiziksel piyasada gerçek yükler 130 doların üzerinde el değiştiriyor. Mazot ise nakliyeden gıdaya her tedarik zincirinin başına oturmuş durumda. Merkez bankasının kontrol edemediği bir fiyat, kontrol etmekle yükümlü olduğu bütün fiyatların içine sızıyor.
Sızıntının hızı ilk bakışta göründüğünden daha yavaş ve daha sinsidir. Çekirdek enflasyonun yıllık okuması şubatta yüzde 2,5'ten mayısta yüzde 2,9'a çıkıp ağustosta yüzde 2,4'e geriledi. Bu iniş çıkış petrolün gelip geçtiğini düşündürebilir. Oysa hareketin büyük kısmı geçen yılın karşılaştırma tabanından kaynaklanıyor: 2025 ilkbaharının yumuşak, yazının ise sert aylarının hesaptan düşmesi yıllık oranı önce mekanik olarak yukarı, sonra aşağı itti. Asıl sinyal aylık hızda. Ağustosta çekirdek fiyatlar son ayların en hızlı artışını kaydetti ve artış, enerjiyi dışlayan bir ölçüde enerji maliyetinin ilk uğradığı kalemlerde yoğunlaştı: taşıtlar ve ulaşım hizmetleri. Bu, petrolün ilk dalgasının zirveden üç ay sonra çekirdeğe sızmaya başladığının ispatı değil ama ders kitabının tarif ettiği gecikmeye tam oturan ayak izidir. Hazine Bakanı Bessent'ın itirazı, arz şokunun ikincil etki görülmeden faizle karşılanmaması gerektiği yönünde. Ham petrolün fiyatı için haklı olabilir. Geçişkenlik için henüz erken. Birinci dalganın faturası daha yeni kesilirken ikinci dalga onun üstüne biniyor. Fed'in bahsi tam bu üst üste binme üzerinedir. Takvim de masada duruyor. İkinci dalganın enflasyon verisine yansıyacağı aylar, bir sonraki faiz toplantısıyla ve kasımdaki ara seçimle aynı pencereye denk geliyor.
Peki faiz artışı petrole ne yapabilir? Boru hattını onarmaz, cepheyi susturmaz. Yaptığı şey daha dolaylı ve daha acımasızdır. Birincisi, beklentiyi bağlar: Ham petrol pahalandı diye herkesin kendi fiyatını kaldırma olasılığını düşürür. İkincisi, doları güçlendirir ve şokun bir kısmını petrolü dolarla ithal eden herkese, yani dünyanın geri kalanına ihraç eder. Tarih bu hamlenin iki uç örneğini tutuyor. Avrupa Merkez Bankası 2008 yazında petrol 147 dolardayken faiz artırdı ve iki ay sonra Lehman çöktü. Burns dönemi Fed'i ise 1970'lerde şoku tolere etti ve enflasyonu on yıla yaydı. Arz şokuna faizle cevap veren her komite, bu iki hatadan birini tekrarlamadığına dair bahse girmiş demektir. Maliyet ekonominin içinden geçerken ilk uğrayacağı yer de bellidir: bordro.
