
Dolar bu yıl aynı yönde iki kez hareket etti ve ikisinin de sebebi taban tabana zıttır. Ocak sonunda dolar endeksi dört yılın dibini gördü; o günlerde yönetim çevresinden zayıf doların "kabul edilebilir" olduğuna dair sinyaller geliyordu, Hazine faizleri düşerken dolar da düşüyordu -- klasik, istenen, koordineli bir zayıflama. Bugün dolar o dipten toparlanmış durumda ama bu ikinci hareketin kaynağı farklıdır: getiriler yükselirken dolar da yükseliyor, çünkü yükselen getiri artık güven değil kaygı taşıyor. İki zayıflık da mümkündür ama ikisi birbirinin zıttıdır; hangisinin geleceği, kimin kazanıp kimin kaybettiğini belirliyor.
İyi huylu zayıflamanın tarihî örneği 1985 Plaza Anlaşması'dır: Faizler düşerken, büyük ekonomiler koordineli hareket ederken, piyasa merkez bankasına güvenirken gerçekleşen kontrollü bir devalüasyon. Ama o anlaşmanın önkoşulu, on yıl önce Volcker'ın enflasyonu dizginleyerek kazandığı kredibiliteydi -- önce güçlü dolar satın alınmış, sonra kontrollü biçimde gevşetilmişti. Kötü huylu versiyonun örneği ise daha yakındır: Getiri yükselirken para biriminin birlikte çökmesi, gelişmekte olan piyasalarda "güven krizi" diye adlandırılan örüntü. Bu ayrım tesadüfi değildir, hangi doların geleceği Fed'in bu akşamki tercihiyle doğrudan bağlantılıdır.
Ve burada, yönetimin kendi hedefleriyle Fed'in kararı arasında gerçek bir gerilim var -- bunu gizlemenin anlamı yok. Washington'un iki stratejik önceliği bu yıl netleşti: kamu borcunun yükünü hafifletmek ve imalatı ülkeye geri çekerek Çin'le rekabet edebilir hale gelmek. İkisi de zayıf dolar ister; borç dolar cinsinden olduğu için zayıf para borcu küçültmez ama enflasyonla birlikte finansal baskı rejimi kurarsa alacaklının reel kaybını büyütür, imalat ise ucuz kur olmadan geri gelmez. Fed'in bu akşam yaptığı hamle ise tam tersi yöndedir: Faiz artışı, kısa vadede doları güçlendiren bir harekettir. Çelişki gerçektir ama çözümü basittir: stratejik zayıf dolar, ancak kredibilitesi sağlam bir merkez bankasının elinden çıkarsa güvenle verilebilir bir şeydir. Bu akşamki artış, o kredibiliteyi önce satın alma girişimidir -- zayıf dolara giden yolun, paradoksal biçimde, güçlü dolardan geçmesi.
Bu gerilimin bir bedeli var ve bedel kur üzerinden değil, ücret üzerinden ödeniyor -- çünkü kurdan ucuzlayamayan bir ekonomi ücretten ucuzluyor.
