
Dünya finans sistemi kırk yıl boyunca aynı trafodan elektrik çekti. Tokyo'da üretilen sıfır faizli para, Amerikan tahvil piyasasından Silikon Vadisi'ne, gelişmekte olan piyasalardan kripto borsalarına kadar her yerdeki kaldıracın gizli kaynağıydı; herkes oradan bedava akım alıp kendi partisini yaptı. O trafo tersine döndü. Sermaye Japonya'dan dünyaya değil, dünyadan Japonya'ya doğru akmaya başladı ve bu dönüşün ilk faturası, herkesin baktığı sahnede değil, sahnenin ağırlığını taşıyan kolonlarda kesiliyor.
Japonya Merkez Bankası'nın 18 Eylül 2026 toplantısı bu dönüşün duraklarından biri. Piyasa toplantıya karar vermiş olarak girdi: gecelik faizin 1,00'den 1,25'e çıkması yüzde doksan yedi ihtimalle fiyatlanmış, Reuters'ın sorduğu altmış sekiz ekonomistten altmış altısı aynı fikirde, üç aylık yen swap faizi 1,27'de bekliyordu. Tartışılan artış değil, artışın hızıydı — Ueda'nın Ekim ya da Aralık için bir kapı aralayıp aralamayacağı. Bu yazı o kapıyla ilgilenmiyor. Kapının açıldığı binayla ilgileniyor: kırk yıldır dünya finans sisteminin üzerinde durduğu ve 2022'den beri sessizce çöken binayla.
